31/08/2026
🌱 ISO 14001: Çevre Yönetiminde Yeni Dönem Başlıyor!
Küresel iklim krizi, tedarik zinciri riskleri ve artan sürdürülebilirlik raporlaması yükümlülükleri çerçevesinde, dünyanın en yaygın çevre yönetim standardı olan ISO 14001 yenilendi.
Şirketinizin çevre yönetim sistemini geleceğin standartlarına ve yasal düzenlemelerine hazır hale getirmek için ISO 14001 Standart Revizyonu ve Sürdürülebilir Entegrasyon Eğitimi düzenliyoruz.
📌 Eğitimde Neleri Ele Alacağız?
Revizyon Gerekçeleri ve Temel Değişiklikler: Standarttaki güncellemeler ve odak noktaları.
İklim Değişikliği ve Risk Yönetimi: İklim direnci ve çevresel risklerin stratejik planlamaya entegrasyonu.
Tedarik Zinciri ve Döngüsel Ekonomi: Yaşam döngüsü perspektifiyle çevresel etkilerin yönetimi.
TSRS ve Yeşil Mutabakat Uyumı: ISO 14001’in kurumsal sürdürülebilirlik ve raporlama standartlarıyla entegrasyonu.
🎯 Kimler Katılmalı?
Çevre Yönetim Sistemi Yöneticileri ve İç Denetçiler
Sürdürülebilirlik ve ESG Uzmanları
Kalite, İş Güvenliği ve Risk Yönetimi Profesyonelleri
Kurumsal Dönüşüm Liderleri
Çevresel performansınızı stratejik avantaj dönüştürmek ve dönüşümde öncü olmak için yerinizi ayırın.
KurumsalSürdürülebilirlik EğitimDuyurusu
İKLİM KARBON
Safak Ozsoy
29/08/2026
🎙️ Emisyon Ticaret Sistemi’nin (ETS) detaylarını konuşuyoruz!
TULIP Sürdürülebilirlik Merkezi Kurucusu ve Genel Müdürü Sayın Şafak Özsoy, ST Endüstri Radyo’da Çetin Ünsalan’ın hazırlayıp sunduğu "İş’te Bunu Konuşalım" programına canlı yayın konuğu oluyor.
Türkiye’nin yeşil dönüşüm sürecinde kritik bir eşik olan Emisyon Ticaret Sistemi’nin (ETS) açıklanan detayları, sanayimize etkileri ve şirketlerin alması gereken stratejik önlemler bu yayında masaya yatırılıyor.
🌱 İklim iktisadı ve emisyon yönetimi vizyonuyla iş dünyasına rehberlik eden Şafak Özsoy’un değerlendirmelerini dinlemek için tüm takipçilerimizi ve iş ortaklarımızı yayınımıza davet ediyoruz.
📅 Tarih: 31 Ağustos 2026, Pazartesi
🕔 Saat: 17.20 (Canlı Yayın)
📻 Radyo: 105.8 ST Endüstri Radyo
ŞafakÖzsoy STEndüstriRadyo İşteBunuKonuşalım Sürdürülebilirlik
Safak Ozsoy
Çetin Ünsalan
İKLİM KARBON
27/08/2026
27 Ağustos 2026 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanan Türkiye Emisyon Ticaret Sistemi (ETS) Yönetmeliği, ülkemizin sera gazı azaltım hedefleri, AB Sınırda SKDM uyumu ve yeşil dönüşüm süreci açısından bağlayıcı hukuki çerçeveyi resmi olarak çizmiştir.
1. Sistemin Kapsamı ve Kategori Ayrımı
ETS, sera gazı emisyon seviyelerine göre belirlenen tesisleri kapsar:
Kategori B Tesisler: Yıllık emisyonu 50 bin ile 500 bin ton CO2 eşdeğeri arasında olan tesisler.
Kategori C Tesisler: Yıllık emisyonu 500 bin ton CO2 eşdeğerinin üzerinde olan tesisler.
İstisnalar: Yıllık 50 bin tonun altındaki (Kategori A) tesisler, Ar-Ge birimleri, tamamen biyokütle kullanan tesisler, askeri unsurlar ile okul, üniversite ve hastaneler sistem kapsamı dışındadır.
2. Uygulama ve İdari Süreçler
Sera Gazı Emisyon İzni Zorunluluğu: Kapsamdaki tesislerin faaliyete devam edebilmeleri için İklim Değişikliği Başkanlığı’ndan 5 yıl geçerli "Sera Gazı Emisyon İzni" almaları şarttır. İzin yenileme başvuruları süre bitiminden en az 6 ay önce yapılmalıdır.
Pilot Dönem Başlangıcı: Sistem ilk etapta pilot uygulama ile yürürlüğe girecektir. Pilot dönemdeki tesislerin, yönetmeliğin yayımlandığı tarihten itibaren 2 ay içinde İzleme Metodolojisi Planlarını elektronik ortamda Başkanlığa sunması gerekmektedir.
EPİAŞ ve İşlem Kayıt Sistemi: Tahsisatların ihracı, piyasaya sunulması, elde tutulması, transferi ve teslimi Enerji Piyasaları İşletme A.Ş. (EPİAŞ) tarafından işletilecek İşlem Kayıt Sistemi üzerinden gerçekleştirilecektir.
3. Uygulama Adımları ve Takvim (İRD ve Tahsisat Süreci)
Uygulamanın döngüsü yıllık bazda aşağıdaki takvim ve adımlarla işleyecektir:
İzleme ve Doğrulama (İRD): İşletmeler, 1 Ocak - 31 Aralık tarihleri arasındaki emisyonlarını onaylı izleme planlarına göre izler.
Yıllık Emisyon Raporlaması: Raporlar yetkili doğrulayıcı kuruluşlara doğrulattırılarak her yıl 30 Nisan’a kadar İklim Değişikliği Başkanlığı’na sunulur.
-Ulusal Tahsisat Planı doğrultusunda tesislere ücretsiz tahsisatlar dağıtılır ve birincil piyasa ihaleleri yapılır.
İKLİM KARBON
26/08/2026
Birleşleşmiş Milletler Çölleşmeyle Mücadele Sözleşmesi 17. Taraflar Konferansı (UNCCD COP17), Moğolistan'ın başkenti Ulan Batur'da "Toprağı Onarmak, Umudu Yeşertmek" (Restoring Land. Restoring Hope) temasıyla 17-28 Ağustos 2026 tarihlerinde gerçekleşmektedir. Konferansta öne çıkan temel başlıklar ve ana çıktılar şu şekildedir:Ulan Batur Bildirgesi (Ulaanbaatar Declaration): 2026 BM Uluslararası Mera ve Göçebe Hayvancılık Yılı (IYRP 2026) çerçevesinde, dünya genelindeki göçebe ve yerli toplulukların haklarını, geleneksel bilgilerini ve mera yönetimindeki kilit rollerini resmi politika gündemine taşıyan küresel eylem çağrısı sunuldu. Meralar ve Otlak Yönetimi: Dünya karasal yüzeyinin yarısından fazlasını oluşturan meraların korunması, arazi bozulumunun önlenmesi ve göçebe toplulukların geçim kaynaklarının güvenceye alınması öncelikli kararlar arasında yer aldı. Küresel Kuraklık Çerçevesi (Drought Framework): Kuraklıkla mücadelede hukuki bağlayıcılığı olan uluslararası bir enstrüman oluşturulması ve kuraklık risk yönetiminin ulusal planlara entegrasyonu müzakerelerin merkezinde yer aldı. Finansman Mekanizmaları: Bozulmuş arazilerin restorasyonu ve kuraklık dayanıklılığı için gelişmekte olan ülkelere yönelik doğrudan, öngörülebilir ve basitleştirilmiş uluslararası finansman kaynaklarının artırılması vurgulandı. Riyad–Ulaanbaatar Eylem Gündemi: Toprak restorasyonu, gıda güvenliği ve su kaynaklarının korunmasını entegre şekilde ele alan yenilikçi çözüm ve ortaklık platformları güçlendirildi.
26/08/2026
COP31 Türkiye | Shaping the Path to Climate Action
As Türkiye prepares to host the 31st United Nations Climate Change Conference (COP31), the thematic days calendar has been officially outlined. Each thematic day brings targeted focus, actionable discussions, and cross-sector collaboration to drive global climate resilience.
Key Focus Areas for COP31
Bridging Continents: Leveraging Türkiye’s unique position at the crossroads of Europe, Asia, and the Middle East to foster inclusive diplomacy.
Accelerating Implementation: Moving beyond pledges toward tangible financial and technological transfers for developing nations.
Resilient Infrastructure: Emphasizing adaptation, disaster mitigation, and sustainable urban transformation.
Stay tuned for official updates as global leaders, innovators, and advocates gather to turn climate commitments into real-world solutions.
https://lnkd.in/dWTQ3qrN
COP31Antalya
COP31 Türkiye
26/08/2026
🚨 Kurumunuz Acil Durumlara Ne Kadar Hazır?
Kriz anlarında hızlı, etkili ve doğru kararlar almak sürdürülebilirliğin temelidir. TULIP Sürdürülebilirlik Merkezi kurucusu Şafak Özsoy rehberliğinde gerçekleşecek Kurumsal Acil Durum Yönetimi Eğitimi ile risklerinizi yönetmeyi ve organizasyonel direncinizi artırmayı öğrenin!
📅 Tarih: 22–23 Eylül 2026
🕒 Saat: 15.00 – 18.00
💻 Platform: Zoom (Online)
👤 Eğitmen: Şafak Özsoy
💰 Ücret: 16.000 TL + %20 KDV (Öğrencilere %20 indirim uygulanmaktadır)
📩 Kayıt ve Detaylı Bilgi:
• E-posta: [email protected]
• Web: www.tulipconsultants.com
Kontenjanlar sınırlıdır, hemen kaydolun! 🎓✨
21/08/2026
Programımıza gösterdiğiniz ilgiden dolayı teşekkür ederiz.
19/08/2026
İklim Dönüşümünde Önümüzdeki 5 Yıl: Finansman mı, Tedarik Zinciri mi?
İklim değişikliği ekonominin tam da kalbinde.
İKLİM şirketlerin rekabet gücünü, finansmana erişimini, yatırım kararlarını, tedarik zincirlerini ve gelecekteki iş modellerini doğrudan etkileyen "stratejik bir dönüşüm alanı".
Türkiye’de TSRS 1 ve TSRS 2’nin uygulanmasıyla birlikte şirketler açısından iklim risklerini yalnızca ölçmek değil; bu risklerin "finansal etkilerini anlamak, yönetmek ve şeffaf biçimde açıklamak" giderek daha önemli hale geliyor.
Önümüzdeki dönemde şirketlerin önünde dört temel soru;
🔹 İklim risklerimiz neler?
Fiziksel riskler ve geçiş riskleri iş modelimizi nasıl etkiliyor?
🔹 Net sıfır yol haritamız hazır mı?
Hedeflerimiz yalnızca bir taahhüt mü, yoksa ölçülebilir bir dönüşüm planına mı dayanıyor?
🔹 Tedarik zincirimiz ne kadar dirençli?
Kapsam 3 emisyonları, hammadde güvenliği, su riski ve iklim kaynaklı kesintiler nasıl yönetiliyor?
🔹 Finansman stratejimiz iklim dönüşümünü destekliyor mu?
Yeşil finansman, yatırım kararları ve sermaye maliyeti iklim performansımızdan nasıl etkileniyor?
Ve bütün bunların üzerinde artık önemli bir eşik var:
COP31 – Antalya.
9–20 Kasım 2026’da Antalya’da gerçekleştirilecek COP31, Türkiye için yalnızca diplomatik bir zirve değil; şirketler, şehirler ve finans kuruluşları açısından da "iklim uygulamalarının hızlandırılması için önemli bir fırsat."
40 yılı aşan mühendislik, çevre ve sürdürülebilirlik deneyimim boyunca gördüğüm en önemli değişim şu:
"İklim gündemi artık" uyum sağlanması gereken bir çevre konusu” olmaktan çıkıyor; şirketlerin geleceğini şekillendiren bir dönüşüm gündemine dönüşüyor."
Önümüzdeki dönemde burada;
📌 İklim risklerinden
📌 İklim dirençliliğine
📌 Net sıfır yol haritalarından
📌 TSRS 1 & TSRS 2 / IFRS S2 uygulamalarına
📌 Tedarik zinciri dönüşümünden
📌 İklim finansmanına
📌 COP31’den sonra şirketler için ortaya çıkacak yeni fırsatlara
kadar "uygulanabilir örnekleri ve kendi deneyimlerimi** paylaşacağız.
Sizce önümüzdeki 5 yılda şirketlerin en büyük iklim dönüşümü alanı hangisi olacak?
💰 Finansman
🔗 Tedarik zinciri
📊 Regülasyon ve raporlama
⚡ Enerji dönüşümü
🌍 İklim riskleri ve daya
19/08/2026
Biyoçeşitlilik ve sürdürülebilir yönetimi, ekosistemlerin sağlığını korumak, doğal kaynakları gelecek nesillere aktarmak ve iklim kriziyle mücadele etmek için birbirini doğrudan tamamlayan iki kritik unsurdur.
Biyoçeşitlilik: Genlerden türlere ve ekosistemlere kadar dünyadaki tüm yaşam formlarının zenginliğini ve çeşitliliğini ifade eder. Temiz su, gıda, hava kalitesi ve iklim düzenlemesi gibi hayati ekosistem hizmetlerinin temelidir.
Sürdürülebilirlik Yönetimi: Doğal kaynakların tüketilirken kendini yenileme kapasitesinin gözetilmesi, ekolojik dengenin bozulmadan ekonomik ve sosyal kalkınmanın sağlanması sürecidir.
Azaltma Hiyerarşisi: Doğrudan veya dolaylı etkileri önlemek için sırasıyla kaçınma, en aza indirme, onarma ve son çare olarak ofset (dengeleme) adımları uygulanmalıdır.
Ekosistem Tabanlı Yaklaşım: Yalnızca belirli bir türü (örneğin sadece bir kuşu veya bitkiyi) değil, o türün yaşadığı tüm habitatı ve ekolojik etkileşimleri korumak esastır.
Paydaş Katılımı: Yerel halkın, sivil toplum kuruluşlarının, kamu kurumlarının ve özel sektürün karar süreçlerine aktif katılımı sağlanmalıdır.
Biyoçesitlik bir Sürdürülebilirlik göstergesidir.
Şirketlerin biyoloçesitlilk planı yaparak surecleriyle entegre bir yönetim adımı oluşturmak üzere destek vermekteyiz..www.tulipconsultants.com