Üç Pas Yorum

Üç Pas Yorum

Share

Merhaba ben Turgut! Uzun okumayı sevenler için, sahayı kelimelere döküyoruz.... Sayfama Hoşgeldiniz,

Ben Turgut Soysal… Endüstri mühendisiyim. Turgut Soysal

Hayat boyu amatör sporcuyum.

İstanbul Erkek Lisesi okul takımlarında hem futbol, hem Voleybol oynadım.

1970 – 1971 yıllarında Gençler Türkiye Sutopu Şampiyonu takımın oyuncusuydum. 1 kere Genç Milli Takımda yüzdüm.

1971 – 1979 arası Üniversite sırasında Avusturya’ da amatör basketbol oynadım, antrenörlük ve hakemlik yaptım.

1980 yılında Türkiye’ de ilk defa yapılan gayri federe Windsurf şampiy

Photos from Üç Pas Yorum's post 29/08/2026

BUGÜN YENİLGİNİN TADINA BAKTIK...
Türkiye 2-3 Polonya
25-15 21-25 22-25 25-16 10-15

İyi oldu. Yenilince eksikler daha bir göze çarpar. Takım şampiyonluk dönemecine hazır mı, neler tamam, neler eksik halen o gözle bakıyoruz. Çünkü istikrarlı iyi oynar hale gelemedik. Finalleri oynayacak formdaki ilk 7 yi halen göremedik.

İlk rakip Azerbaycan, sonra (muhtemelen) Belçika... (Muhtemel) Sırbistan maçından önce eksik tamamlanabilecek son 2 fırsat var önümüzde.

Polonya maçına baklaım....

İlk set boyu, istediğimiz oyunu sahaya koyuyoruz ve seti açık farkla alıyoruz. 10-4 öne geçiyoruz. Ara hiç kapanmıyor, açılıyor. 25-15 bitiyor. Hep böyle gidebilsek...

12-6 da Polonya koçu Lavarini katkı veremeyen Stysiak’ı çıkarıyor, yerine yaz başı VNL ilk haftasının sayı kraliçesi, Beşiktaş’tan Kuzeyboru’ya geçen Julia Sczcowanski’yi oyuna alıyor. VNL de sonraki haftalar takımlar tamamlandıkça Julia sıralamada geri düşuyor. Stysiak 155, Julia 104 sayıyla bitiriyor VNL’i.

Bu turnuvada bizim maça gelene kadar sadece 13 sayıya imza atmış. İlk set 12 de girip 5/9 sayı, %56, ama 3 hatayı düşersek 2/9, net %22. Olacakları farkında değiliz. Julia birazdan hayatının maçını oynayacak, 4 maçtaki 13 sayısına 26 daha katacak ve Polonya Türkiye’yi yenecek.

23/42 atak, 2 ace, 1 blok. Sonunu bilerek yazmak kolay, ilk seti bittiğinde kimse ona dikkat etmiyordu. Edene kadar tutulamaz hale geldi.

Bugünkü maçın sonucuna etki eden faktörler, Vargas kendine göre düşük kalırken rakip çaprazın önlenemeyen performansı, İlkin Aydın’ın oyun ilerledikçe oyundan düşüşü ve yerini doldurmakta zorlanmamız, Jack-Kisal’ın düşük yüzdesi ve ortadan oyunu yeter derece kullanamamak.

Turnuva başından beri istikrarlı giden İlkin nedense son 2 maçtır düşüşte. Bunun nedeninin çözülüp İlkin’in tekrar takımı tamamlaması kritik önem taşıyor. Fransa’yla yapılan hazırlık maçları dahil yatırım yaptığımız, diğer oyuncuları ihmal edercesine kenarda bıraktığımız 7 de İlkin var.

İlkin 3. set ortası kenara çıktı. Ayağına bir darbe aldı, onu ne kadar etkiledi bilmiyoruz.

İkinci set Polonya 5-10 önde. 15-16 da 1 farka kadar yaklaşıyoruz. Sonra ara yine açılıyor. Artık rakip Julia ne yapsa oluyor bölümlerindeyiz. Vargas’ın topları ise çevriliyor veya dışarı kaçıyor.

Üçüncü set Polonya yine fark inşa ederek başlıyor. Moral bozan, bir türlü t**arlanamadığımız bir akış. 7-12 de Polonya 5 sayı fark yakalıyor, İlkin yerine Derya giriyor. 16-21 de halen 5 sayı. Sonra Hande’nin katkılarıyla kapamaya başlıyoruz ama atı alan dereyi geçiyor. 22-25.

Dördüncü sette 5-0, 10-4, 15-10, 20-14 önde gidiyoruz. Hande 4/7, Vargas 4/12, Zehra 2/2 atak 1 ace, çok rahat ve baskın oynadığımız setin skor yükü taşıyanları. Servis karşılamada Hande %67, Gizem %50, Derya %40 mükemmel.

Lavarini molada şu andan sonra serviste hedef 11 numara (Derya) diyor. İlave de ediyor: “Oynayın, bu atmosfer çok güzel, bulamazsınız, oynayın...” Rahatlatıyor takımını (sonraki set için). Derya seti karşılama hatasız %40 la bitirebiliyor. Atakta 1/6 da kalıyor.

Set 5:

Dördüncü seti iyi bitirenlerin belalı seti. 2-8 geri düşüyoruz. Ne maçı olursa olsun, bir takım dördüncü seti böyle rahat bitirdiyse, arada hoca işi gücü bırakıp takımı karar setine konsantre etmeye uğraşmalı. Bu cümle buralarda tekrarlanır.

10-13 de farkı biraz indirdik ama rakip artık bize işi birakmadı, 10-15 de bitirdik.

Genele bakarsak...

İkili değişikliği son setlerde kullandık. Vargas çıktığında yerine Saliha girdi, çapraz rolünü Derya aldı, sonra yerine Yaprak girdi. Smaçörler Hande ve Saliha yer değştirip sağ kanattan sayı buldular.

Bunların hiç biri önceki maçlarda denenmemiş işlerdi, takımın özellkile servis karşılaması karıştı. Üçüncü sette Julia sağlı sollu ace’ler attı bize. Ne yapsa oldu bugün. Ne oldu da bugün eli bu denli sıcaktı, kimse çözemez.

Ortadan daha çok ve daha yüzdeli oynayabilmeliyiz.

Zehra: 10/16 atak 1 hata 9/16 = %56 net 3 blok, 2 ace.
Jack-Kisal: 7/14 atak, 3 hata, 4/14 = %29 net, 0 blok, 0 ace.

Jack-Kisal performansı iyileşmeye çok açık alan. Atakta hatalar gelince oraya pas trafiği haliyle azalıyor.

Orta atağın ve tek ayak atağın önemi paragrafı...

Genel olarak pasöre varan topların en iyileri ortaya gider. Defansı zor olan nokta orası. Genelde teke tek blokla kalınıyor ve atakçı uzun. Pas yakın. Herşey ideal.

İkinci kalite manşetler diyelim, geri kalanlar arasında sayı yapma ihtimali en yüksek olan pasör çaprazına gidecek. Çünkü atakçı en güçlü, servis karşılama işi yok, sayıya odaklı.

Bu iki pozisyon tarafından kullanıl(a)mayanlar sol kanala, dış smaçöre. Yani Hande’ye İlkin’e. Genelledim, orta oyuncu fake’ini geçir, arkasında smaçörü teke tek bırak var tabi. Ama geneli söylüyorum. Orta atağın önemini belirtmek için. Kıymetli topları kullanıyorlar demek için.

Jack önde olduğunda, Vargas kısmen arkada oluyor, tek ayak atağı sağ kanatta özellikle önem kazanıyor. Yanında pasör var, solda smaçör. Vargas arkada ise pasör ille önde olacak. Yani Jack – Elif – İlkin oluyor mesela ön üçlü. Burada tek ayak kritik. Sağ kanal atakları için.

Diğer ön üçlümüz, pasör arkadayken Vargas, Zehra, Hande olabiliyor. Üçlü hücum turu diyoruz, burada tek ayak atağı yok, sağda zaten vargas var.

Eda Erdem isimli orta oyuncu, tek ayağı dünyada en ustaca uygulayan. Koşu ve vuruş hızı, alçak ve hızlı pasla atak yapabilmesi, vuruş çeşidi ve kalitesi, çizgiye, çapraza, blok arkasına plase, blok out yaptırmaca, geriçizgiye plase... Karşı orta oyuncunun blok desteğine yetişmesi zor.

İşte bizim takımın ve belki dünyanın en etkin tek ayak atakçısı, ama beraberinde ortadan atak, blok, defans, servis, kritik sayılardaki performansı. Bütün bunlarla kenarda oturuyor.

Eminim hocanın bir bildiği var. Oynatmayacak olsa, Eda’yı oraya çağıramaz. Geçen sezon da yazın kendi çalışıp geldi, süper oynadı.
Özetle, bekliyoruz bakalım...

Tek ayak paragrafı sonu...

Kritik iyileşme alanlarımız Eda ve İlkin’in t**arlamasına bakıyor diyorum.

Bu maçın etkilileri:

- Zehra Güneş, gittikçe iyileşiyor, yükseliyor. Hoca oynattıkça işe yarıyor. (Oynattıkça ille işe yaramayabiliyor, mesela İlkin bir düşüşe geçti). Yarım sürede 15 sayı.

- Hande Baladın, 1 maç aşağılara düşmüştü, orayı atlattı. Son iki maç yükselişe devam. 15 sayı.

- Gizem Örge, maçı ikinci defa dikkatle izledim. Gizem formunda. Toparlanıyor.

Vargas bugün kendi üst seviyesinde değildi. Polonya da iyi tedbir almış, çok etkili blok-defans yapıp Vargas'ın maçı öevirmesini engellediler.

Hande Baladın, atak çeşitliliği yüksek bir diğer oyuncu. Sıkışık pozisuonlarda blok out, plase, paralel, çapraz, keskin çapraz, dip çizgi. Herşey çıkabiliyor. Geri sahası zaten iyi. Hande, tam maç sahadan çıkmadan oynayarak yük taşıyan tek oyuncu, son 2 maçtır.

Bu maçtan çıkacak bir ders, (5. Set modu dışında) Julia gibi beklenmeyen katkıyı zamanında uyanıp, odaklanıp, servisten blok-defansa ne yapılacaksa yapmaya başlamak ve gittikçe daha ısınmasını engellemek. Normalde Julia (ön ismini yazıyorum) böyle bir performans vermiyor.

Sırada Azerbaycan ve geçersek muhtemelen Belçika. Sonra yine muhtemelen Sırbistan’la yarı final.

Belçika’nın Britt Hherbots’una dikkat ederek eksiklerimizi tamamlayıp çıkalım Sırbistan karşısına derim.

Sinan Erdem 15.000 e devam.... Bravo İstanbul

Milli takıma ve teknik ekibe kolay gelsin diyoruz.
İstatistik ve Fotoğraflar: CEV

- Zehra yüksek topla oynamaya başladı.

29/08/2026

POLONYA’YA KASTEN Mİ YENİLDİK?

Bu yazı takımla ilgili değil, sosyal medyadan başlayan, haliyle dünyaya yayılan hikayeyle, Üçpas Yorum’dan spora bakışımızla ilgilidir.

Polonya’ya kasten mi yenildik. Bana göre ”Hayır”.

2-2 olduktan sonra son set başlarken Voleybol grubuna yazmışım. “Umarın 4. seti rahat bitiren takımın 5. sette gevşemesi moduna düşmeyiz.” Çok karşılaşılan bir psikolojik vakadır. Polonya arayı açınca ilave ettim. “Düştük.”

Kasten filan aklımdan geçmedi. Maç öncesi sosyal medyada bu yönde ”taktikler, ”stratejiler” okumuş olsam da. ”Kaybedelim, çok güzel olacak” veya ”İtalya’yla şatafatlı bir final oynarız” gibi... Ciddiye almadım.

Maç sonrası bu defa "başardık" anlamlı mesajlar görüyoruz.

Devamında, Polonya'dan Sırbistan'a, Sırbistan'dan İtalya'ya, oradan Brezilya'ya herkesin diline düşersin. Hiç yadırgamayalım, onlara hiç kızmayalım. Kendimize bakalım. Neyi başardık?

Sporda formayı giydin mi maçı kazanmaya oynarsın. Mahalle maçında da, olimpiyatta da. Turnuvalar, müsabakalar bunun üzerine kurulur. Aksi, nedeni ne olursa olsun, rakip takımın kazanmasına yönelik davranış şu veya bu şekilde şikeye girer. Taktiğe, stratejiye falan değil. Belki ucuz kurnazlığa, korkaklığa. İspatı halinde ağır cezası da vardır.

Doğrusu, mücadeleni en iyi şekilde yapar, altın, gümüş, bronz, bakır, ne kazandıysan alırsın, şampiyonun elini sıkarsın.

Kasten yapılırsa, müsabakada fair play çerçevesinde mücadele eden takım ve oyuncuların, turnuvanın kaderiyle, herkesin emeğiyle oynamış olunur. O andan sonra yapılacak çok sayıda maçın, takımın, oyuncunun eşleşmesi değişir. Kazanmak esasıyla, göreviyle çıkmışsın, manipüle ediyosundur.

Mesela Polonya doğru yaklaşımla maça asılıyor, sen yalandan oynuyorsun. Sonra Polonya’nın maçtaki başarılı smaçörü (haklı veya haksız kendi bakışıyla) “rakip maçı bırakınca galibiyet kolay oluyor” deyiverir. Laf da bütün dünyaya yayılır.

Şatafatlı final çok güzel olacak falan derken, güzelliklerden oldukça beriye düşersin. Hadi kızalım desek, eee biz maçtan önce stratejiyi öyle belirlemişiz. Ne diyeceksin? Herşey yazılı ortada.

Takım formasını giyip çalışmış, takım arkadaşlığı yaşamış, kazanmış, kaybetmiş, sevinmiş, üzülmüş, o heyecanları bilen birine diyeceksin ki, “servisi dışarı at”. Üstelik milli maç seviyesinde.

Bunu kim diyecek? Kim göz yumacak? Bilmek istiyorum. Kim yapabilecek? Kimler gizli tutacak? Herkes suç ortağı olacak. “Stratejiyi” böyle tarifleyenler sahada olsa herhalde yapıverecek. Öyle mi?

Bir dünya veya Avrupa futbol şampiyonasında unutulmaz Almanya – Avusturya maçı olmuştu. Berabere biterse her ikisi de gruptan çıkacak, biri yenerse başka bir takım çıkacak. 90 dakika yan pas yaptılar. Bir adım koşmadılar. Seyirciler para vermis izledi, dünya ekranlardan izledi.

Dünya tarihinin en rezil maçı olmuştu. Aylarca tenkit edildiler, ceza desen hatırlamıyorum. “Onlar bile yapmış işte” denilmesi için yazmıyorum. Bu rezilliklerden utanıyorum ve fair play’in en güzeli yaşanan voleybola bulaşmamalı, bizim takımımıza hiç bulaşmamalı diyorum.

Milli takımımızın atılan, atılacak çamurların, kurnazlıkların sonucunu, bu saçmalığı temizlemesinin yolu, tüm maçları kazanmak. O da kolay birşey değil.

Bir düşünün turnuvanın devamı Polonya’da, Sırbistan’da, Brezilya’da olsaydı. Takım sahaya çıkınca ne olurdu? Islık ve yuhalama desibeli kaç olurdu? Haa, o zaman stratejiyi farklı belirlerdik 😊. Bunu da geçelim. Bir diğer korkaklık olurdu.

Peki biz ters duruma düşsek, manipülasyonu yapan takım İstanbul’da turnuvanın devamına çıktığında neyle karşılaşırdı?

Yanlışlıkla hepsini yenip İtalya'ya yenilme senaryosu gerçekleşirse cevap hazır. Buraya yazayım. “Hoca İtalya'ya maçı sattı.” İtalya'dan kaçıyoruz, korkuyoruz, demek ki güçlü, favori. Sonra yenilirsek "maçı sattı". Bunu da geçelim.

Görüldüğü gibi, neresinden tutsan şapır şapır dökülüyor.

Bu görüşlerin, bazı spor etiğini içselleştirmemiş kültürün voleybola da bulaşması bildiğim bir ilk. Çok üzücü. Deniyor ki, “bazı eski voleybolcular Polonya’ya kaybedelim” demiş. Kim, hangi milli sporcu demiş ya? Bilen bir link falan varsa aktarsın rica edeyim.

Ben takımın kasten hareket ettiğini hiç sanmıyorum. Bu konuda takımdan veya federasyondan çıt çıkar mı bilmiyorum. Karışsa, karışmasa bir türlü.

Ben karışabiliyorum. Herkes gibi bana da görüş vermek serbest.

Kritiğim spor etiğini, fair play’i içselleştirememiş olmamıza. Hepimizin serbest konuşabildiği sosyal medya ortamında sonuçları herkesi ilgilendiriyor.

Böyle yazıyor olmamız değil, böyle davranmayı düşünebiliyor olmamız üzücü olan. Benim ve benim gibi düşünenler için diyeyim. Kimileri hiç takılmıyor, takılmayacak olabilir.

Maçla ilgili detaylı sportif anaklizler her zamanki gibi gelecek.

İyi bir hafta sonu diliyor, okuyunlara saygılarımı
sunuyorum.

Turgut Soysal
Üçpas Yorum

29/08/2026

ABD NCAA maçı. Sol taraf Minesota, liberoyu tanıyan?
Polonya maçının tekrarı için girdiğimde çıktı karşıma...
Biraz gündemi dağıtalım... 🙂

29/08/2026

ABD NCAA maçı. Sol taraf Minesota, liberoyu tanıyan?
Polonya maçının tekrarı için girdiğimde çıktı karşıma...
Biraz gündemi dağıtalım... :)

Photos from Üç Pas Yorum's post 28/08/2026

AZERİ HAKEM DE YENİ ÇİFT VURUŞ (DEĞİL) KURALINI UYGULAMADI....

Cansu 4 numaraya pas verirken "çiftliyor". Kepçelemiyor, taşımıyor. Başının üzerinde tam anlamıyla çiftliyor.

Hakem de bazı diğer hakemler gibi çifti çalıyor.

Bu kural değişti ve yeni uygulama diyor ki, tam da bu aksiyonda çift (double touch) artık çalınmayacak. Amaç rallilerin uzamasını sağlamak, zırt vırt düdük çalınmasını önlemek... Bazı hakemler kuralın önüne geçiyor ve hala zırt çalıyor.

Hakemlerin maçı daha az durdurmaları isteniyor. Çiftleme çalma imkanı, top karşı sahaya oynanmadıkça ellerinden alındı artık. Zaten çok sübjektif kararlara açık bir alandı. O da ortadan kalktı. Ha Cansu, ha mesela Ognjenovic. Çalınmayacak.

(Ama Ognjenovic'in artık tüm dünyayı alıştırdığı için çalınamayan taşımalarını, "indir kaldırlarını" çalabilirsiniz. Onu çalmak serbest, buyrun...)

Azeri hakem Almanya maçımızda skorda açık fark olmayan bir anda bunu çalsa, 10 kat itirazla uğraşırdı.

Aynı hakemle daha önceki maçımızda Santarelli 4 kez video kontrol istemiş ve tümünde haklı çıkmıştı. Hakem performansları genelde daha iyi oluyor.

Kuralın tamamı, defanstaki ilk topta, yani servis ve smaç karşılarken, topun, aynı aksiyon içinde vücudun iki ayrı yerine çarpmasını da serbest bıraktı, mesela kola ordan kafaya. Devam... Yine amaç ralli kesilmesin, defans tarafına tolerans verelim.

Kurallarda ABD NCAA ligi hep önde gidiyor, birkaç sezon sonra FIVB uyanıyor. Bekliyorum liberoya servis atma iznini. FIVB "hepsini kopyalamayalım, bir farkımız kalsın" diyor herhalde. Yoksa defans yetkinliğini bir pozisyon artıran çok güzel bir uygulama. Voleybolun güzelleşmesi defans artışıyla mümkün.

Wisconsin Badgers'da Gülce Güçtekin bayağı iyi servis atıyordu. Bıraksak kaldığı yerden devam eder...

Bu vesileyle akşam Polonya karşısında başka bir hakem, güzel voleybol ve galibiyet diliyoruz.

Fotoğraflar: VNL, FIVB
Ekte Kural...

Photos from Üç Pas Yorum's post 27/08/2026

TÜRKİYE 3-1 ALMANYA (ELDE 4)
25-21 25-27 25-20 25-19

Bugün, son Macaristan maçından oldukça iyiydik. Rakip iyi olunca oyun iyileşiyor, biz iyileşiyoruz.

Notlar.....

- Santarelli yine sürprizini yaptı. Son maçta düşük performans veren Deniz Uyanık’la başlayıverdi. “İyi değildin, çık düzelt“ anlamına geliyor. Yahut hoca hangi maçlarda kim oynayacak bir “master plan” yapmış, ne olursa olsun onu uyguluyor.

- Deniz ileri doğru bir adım attı. Özellikle defansta. Jack ve Eda’yı kenarda saklamaya devam etti. Turnuva oynuyoruz, dinlenmeli ilerlemek güzel haber.

- İki oyuncunun arasına düşen toplar için Deniz’e “öncelik ezberletme” idmanı yaptırılsın diyorum.

- Zehra Güneş sakatlıktan çıksın diye sürekli sahada. Özellikle atakta fazla sıçramadan, kolunu da yükseltmeden, Elif’le anlaşmış, toplara filenin hemen üstünde vuruyor ve smaç yere paralel kaçıyor. Defansta da ekonomik davranıyor. Deneyimi ise hissediliyor. Finale kadar Zehra atak yüksekliğini artırır beklentisindeyiz.

- Santarelli, Deniz’e söylediğinin aynısını Hande’ye de söylemiş. Faydalı oluyor iyi oynamayanı inadına tekrar oynatmak. 13/21, sıfır hata, sıfır bloklanma, net %62 atak, 3 blok, 1 ace, toplam 17 sayı. Karşılama 19 topta sıfır hata, %53 pozitif, %37 mükemmel. Hande’nin, bu turnuvadaki en yüksek performansı.

- Hande bugün blok içine top vurmamaya dikkat etti. Yol açık değilse blok out veya plase. Dönen t**a blok. Bu şekilde sıfır atak hatası ve sıfır bloklanmayla %63 ü buldu. Maçta bu net yüzdeye yaklaşan yok.

Üçpas Yorum Maçın Oyuncusu: Hande Baladın

- Günün yorgun görüneni İlkin, yerine girip kritik katkı veren Saliha. Hoca İlkin yerine üçüncü setin 20 li sayılarında Saliha’yı her zamankinden 1 pozisyon daha önce, ön sıradan itibaren oyuna aldı.

- Saliha servis karşılamayı iyileştirdi. Atakta da taze katkı verince Santarelli İlkin’i daha fazla zorlamayıp son sete Saliha’yla başladı ve bitirdi. 5 servis karşılama, sıfır hata %80, %40. 8 atakta 2 hata, 4 sayı.

Üçpas Yorum Kenardan Katkı Ödülü: Saliha Şahin

- Elif’in blok yüksekliği sağ kanadımızdan rakip atağını zorlaştırıyor. Elif üzerine gelenlerden 3 blok sayısı çıkardı. Biraz daha ortadan oynayabilir miydik? Deniz, ilk tek ayak ataklarını sayıya çevirse belki daha cesaretlenirdik.

- Vargas’ın arkada olduğu pozisyonlarda tek ayak atağına ihtiyaç var. Eda Erdem bakalım ne zaman sahaya adım atacak...

- Elif defansta epey koşuşturdu. Birinde arka reklam panolarına dizini çarptı, spraylendi. Diğerinde TVF başkanı ve protokolun altında buldu kendini. Başkan Üstündağ Elif’i alel acele kaldırdı, alkış aldı.

- Gizem servis karşılamada kötü günündeydi ve onu tanıyan Eczacı hocası tarafından hedefe alındı. Takımın liberosunun serviste hedeflenmesi normal değil, belli ki bir sorun var. Diz?

- İlk sete Derya ve Cansu ikili değişiklikle girdiler. İyi sonuç vermedi. Set tehlikeye girince Vargas henüz öne dönmeden hoca ikili değişikliği geri aldı.

- Almanya bizi Grozer’in servis serileriyle ve Alsmeier’in İtalya deneyimiyle bizi sıkıştırdı. Grozer 22, Vargas 23 servis attılar, seri yakaladıklarının göstergesi olarak.

- Leane Grozer’in servis hocası ve babası, Alman milli takımı pasör çaprazı, Efeler liginden de bildiğimiz Georg Grozer. Kendi servisleri malum.

- Alman takımı 15.000 seyirci önünde maçın keyfini çıkardı, hergün bulunacak şenlik değil, bizim için de geçerli.

- Seyirci, Eczacı’ya transfer olan orta Weitzel’i de izleme fırsatı buldu.

Akış...

- İlk set son bölüme önde girdik, Grozer’in servis serisiyle ara kapandı, nihayet seriyi kırıp seti alık.

- İkinci set 23 teyken 5 sayı öndeydik, 6 sayılık seri verdik, iki set sayısını kullanamadık. Almanya hocası son 2 sayıya servis için aldığı Straube’nin file dibine attığı servislerle seti aldı. Biz gevşedik, Almanya havaya girdi, seti verdik.

- Üçüncü ve dördüncü set son sayılara önde girdik ve aranın kapanmasına izin vermedik.

Halen takım ve tüm oyuncular en iyilerinde değiller. Ama geleni gideni yeniyoruz, yol kazası yaşamıyoruz. Elde var 4. Şimdi sırada Polonya, durum ciddileşiyor.

Polonya’yı yenersek yolda İtalya’yla karşılaşıyoruz, grup ikincisi olursak finalden önce karşılaşmıyoruz şeklinde hesaplanmış okuduğumuz. Ben bu işlerde yokum. Şampiyon herkesi er geç yenecek. Düşünsenize, hem biz hem Polonya aynı kurnazlığı hedeflese, ne rezil bir maç olur 😊.

Hocayı ve takımı kutluyoruz. Polonya karşısında başarılar diliyoruz.

İstatistik: CEV
Fotoğraflar: TVF

-Takım Blokta
-Sinan Erdem ışıldııyor

Photos from Üç Pas Yorum's post 25/08/2026

ISABELLA HAAK'DAN 83 ATAK, 52 SAYI....

Haak, 1 maçta 83 atak yaptı. 47 atak sayısı, 3 ace, 2 blok, toplam 52 sayı.

İsveç 3-2 Hırvatistan....

Karşıda Samantha Fabris 30 sayıyı buldu, yetmedi. Karar seti skoru 23-21.

Bir oyuncunun üzerine bu denli yüklenilen maç hatırlamıyorum.

İsveç'te de ev sahibinin salonu dolmuştu.

Bravo İsveç, Bravo Hırvatistan.

Bravoı Isabella Haak.

Screenshot: Eurovolley.tv

Photos from Üç Pas Yorum's post 25/08/2026

AKDENİZ OYUNLARI

Türkiye 3-0 Cezayir
25-7 25-13 25-13

Maç göremeden istatistik yorumu.

Yine dengesiz rekabet, ama biz takımın formasyonunu çözelim. Gökhan hoca ilginç rotasyonlarla ilerliyor.

Pasör çaprazı: ilk set Beren, sonraki 2 set Aylin.
Pasör: Dilay ve Arelya yarımşar maç paylaşımlı.

Smaçörler: Liza ve Defne tüm maç (Defne Başyolcu'nun tüm maç dış smaçörde oynamasına dikkat çekiyorum. Hayırlısı. 1.93 m)

Ortalar: Berka Buse tam maç, Begüm Kaçmaz ve Merve Atlıer yarımşar maç paylaşımlı.

Libero: Gülce ve Simay yarımşar maç paylaşımlı

17 yaşındaki Aylin Uysalcan (1.96 m) çapraz performansı dikkat çekici. 21 sayı.
Beren'in değil, Defne'nin dış smaçör oynaması da dikkat çekici. Defne 14 sayı.

Takımın ve gençlerin ciddi rakip performanlarını merak ediyoruz.

İstatistik: Taranto 2026

Photos from Üç Pas Yorum's post 25/08/2026

AVRUPA ŞAMPİYONASI – ELDE 3
TÜRKİYE 3-0 MACARİSTAN
26-24 25-21 25-14

Tebrikler millilere. Kayıpsız devam ediyoruz.

Diyeceksiniz ki Macaristan maçında kayıp mı olacaktı. Olmazdı. Ama bakıyorum etrafta (basın ve sosyal medyada) bayram havası esiyor, ben önümüzdeki ciddi maçları düşününce pek bayram havasına giremedim.

Santarelli takımı şöyle bir karıştırdı, iyi karıştırdı. Bugüne kadar, kritik maçlarda ihtiyaç duyulabilecek kenardakiler de süre alsa dediğimiz (Eda Erdem hariç) tüm oyuncuları ilk 7 de 15000 seyircinin önüne sürüverdi. İlkin, Kisal, Elif yerine, Yaprak, Deniz, Cansu.

Son dönemler süre bulamayan bu kıymetli oyuncularla takım sudan çıkmış balık gibi kaldı epey bir süre. Kenardakiler kendilerini hazır tutmamış da verilen fırsatı kullanmadılar mı diyeceğiz, kenarda beklemenin getirdiği taze özgüvensizlik mi, birdenbire 3 bekleyen oyuncunun aynı anda sahada olması mı, bilmem.

Yeni gelen üçlü maçın başından itibaren sanki takımla ilk defa buluşmuş havasındaydılar. Beraberinde içerde kalan Hande ve Gizem’in performansı da düştü. Ayakta kalanlar Zehra ve takımı olduğu gibi yüklenen Vargas’tı.

Molada hoca, “bütün sayıları Mile mi yapacak, böyle oyun istemiyoruz” dedi. Biz de istemiyoruz da, sıkıntıda hocanın tuzu bol.

Bir prensibi var, başladığı oyuncuları çıkarmıyor. Onları yükseltmeye çalışıyor. Oyuncu yükseliyor, bunu izliyoruz. Hatalara düşerlerse hemen çıkarılmış da olmuyorlar. Ama üçü birden olunca, hepsi yükselene kadar takım çöküyor.

Bugün prensibi dışına çıkarak son set Gizem yerine Eylül’e döndü. Nedeni sakatlık sıkıntısı diye düşünüyorum. Gizem ani hızlanma yapamıyor. Antrenmanlarda dizindeki ateli hatırlıyoruz. Benim kafamdaki tahminim güçlendi, demek o nedenle Eylül “DS smaçör” formasıyla değil, libero formasıyla sahada.

Maçın sonlarına doğru, Saliha ve Derya da, Yaprak ve Hande’nin yerine sahaya girdiler.

Maç zaten kazanılmış, stres ortadan kalkmıştı. Bu 6 sayılık sürede Derya parladı. Geçen maç 1 top almış net bir şekilde ben buradayım demişti. Bu kez ilerledik. Servise girdi, 6 servislik serisiyle maçı bitirdik.

İlk servisin devamındaki kontratakta Cansu şimdi arkaya Derya’ya atacak diye düşündüm, aynen öyle oldu ve maçın (bazı Vargas sayılarının dışında) en güzel atağımız geliyorum diyerek geldi.
Defansta da gelen az sayıda topu %100 başarılı çevirdi Derya.

Hoca Derya’yı takıma monte etme yolunda 3 maçtır yaptığına benzer hassas uygulamayı neden diğer 3 lüye yapmadı acaba. Tabii daha öncelerden başlaması gerekiyordu. Belki A takımını oturtmaktan vakit ayıramadı.

Yaprak net atak performansı (5-3=2)/20, %10. Karşılama 10 topta 1 hata, %20 - %0. Yaprak bu değil.

Hande atakta net (6-5=1 )/16, %6. 1 blok. Karşılama 11 topta 2 hata, %45 - %27. Hande’yi çıkmışken inişe çevirmiş bulunuyoruz.

Deniz atakta (3-1=2)/8, %25. 2 blok. İstatistikteki pozitifler maçın son setinin ikinci yarısında. İlk set atak net 0/5.

Cansu’nun da oyununu stresli ve telaşlı olarak tanımlayabilirim. Deniz’de ısrar, ikinci pas ataklarında acele.
Kötü manşetler. İstatistikte görünmeyen karşı sahaya kaçırmalar. Etrafın dağınıklığı Cansu’yu zorladı ve çare “hep Vargas” olarak ortaya çıktı.

Elif, Kisal ve İlkin’in dinlenmiş olmaları 2 gün sonraki Almanya maçı için artı.

Dışarıdan ilk 7 ye gelen oyuncuların bu denli hazırlıksız izlenim vermeleri eksi. Eksi ağırlıklı olarak hocaya yazılır.

(Diğer bir ihtimal de, hoca “oynatmadıklarımı neden oynatmadığım bari bu maçta belli olsun” diye düşünmüş müdür? Onları da oynat diye baskı var mıdır? Sanmıyorum da, kendi seçtiği takımı takıma, işverenine, seyirciye, basına, kamuoyuna anlatmak için herkese şans vermiş olmak fena bir yöntem değil. Tabii vakit lazım, daha erkenden şans vererek.)

Şimdi ev ödevlerimiz karıştı. A takımı geri mi t**arlayacağız, bugünkü sınavzedeleri mi muhtemel göreve hazırlayacağız... Eda Erdem bu işlerin neresinde? Derya neresinde?

Hocanın Eda'yı buraya çağırıp kenarda seyirci görevi verip evine geri göndereceğini sanmıyorum. Öyleyse ne zaman ortaya çıkacak?

Bence Derya hocaya ufak ve yeni bir problem çıkardı, yeni bir ufuk açtı. Bakalım Polonya’dan önce son maç olan (formsuz) Almanya karşısında kimleri izleyeceğiz? Neyse, ortalığı ve yazıyı dağıttık, toplayalım.

Pek vakit kalmıyor, kervan yolda düzenlenecek. Aklımızda bu maçlar değil, Sırbistan, İtalya maçları... Oraya en iyi şekilde varmak.

Yarın bize zaman zaman iş çıkaran Almanya maçımız var. Hocaya, teknik ekibine ve takıma kolay gelsin diyoruz.

Fotoğraflar: TVF, Voleybollife, Sener Harmanda
İstatistik: CEV

Maç sonrası genç rakip oyuncular yıldız oyuncularımızla gelip resim çektiriyorlar. Kimi farklı popüler branşlarda olup bitenin yanında ne güzel görüntüler...

Photos from Üç Pas Yorum's post 23/08/2026

AVRUPA ŞAMPİYONASI – ELDE 2
TÜRKİYE 3-1 SLOVENYA
25-21 22-25 25-27 25-16

Slovenya 2 set oyuna ortaktı, dahasını getiremediler.

Maç beklediğimiz taktikle devam etti. Servisler olabildiğince Sillah’a, karşısına yüksek blok. Aslında rakip sol kanadında kim oynarsa karşısına yüksek blok gelecek. O noktada blok yapacak olanlar Zehra, Kisal, Vargas, Elif.

Slovenya atakçıları, maçın özellikle ilerleyen bölümünde bloklarımızdan kaçalım derken çok sayıda topu saha dışına gönderdiler. Başarılı oldukları, bizim fazlasıyla sayı verdiğimiz bloklarımızın arkasına plaselerdi. Son sette onları da yavaşlatabildik.

Maçı 6 şar blok sayısıyla bitirdik ama bizim bloklarımız karşı takımı daha fazla hataya zorladı.

İkinci set konsantrasyonumuz düştü. Rakip faydalandı ve set sonunu iyi oynayarak tek seti aldılar.

Üçüncü set üstündük. Setin liderliğini yapan hem atak, hem blokta Zehra Güneş. Atak yüzdesi tüm maç net %69, sıfır hata, sıfır bloklanma. Zehra’dan 3 de blok sayısı geldi. Zehra Güneş t**arlanıyor. Maçın önemli notu buydu.

Setin son 5 sayısında Hande + İlkin yerine arkaya Saliha, öne Yaprak geldi. Saliha’nın servis serileri etkili oluyor. Yaprak ise 4 toptan sayı çıkaramadı. Biraz ısınmaya ihtiyacı var. Ama onların devreye girmesi son sette taze kuvvet Hande + İlkin ikilisini sahaya indirdi. Son sette liderlik Hande’ye geçti.

Bugün pasörlerin sayı günüydü. Elif de katıldı furyaya. 4/5 ikinci pas atağı.

İkinci set, biraz geç de olsa Cansu ve Derya sahaya girdiler. Derya eline gelen tek topla rakip paralele sıkı bir atak izlettirdi bize. Hadi Derya, devreye gir. Vargas arkada iken bana göre daha sık, yani her set bir tur öne girmeli, beraberinde Cansu arkaya. Bu maçlardan başlayarak. Vargas ve Elif’e biraz nefes.

Jack Kisal’ı alıştırmaya devam. Bugün maçta sahada varlığını hissedemediğimiz bölümler oldu. Bakalım Eda Erdem ne zaman sahada boy gösterecek. 2 ortadan 3 ortaya yükseldiğimizi yaşasak iyi gelecek.

Diğer bir yenilik, Gizem sahada, ama Eylül de smaçör değil, libero formasıyla sahada. Dolayısıyla her set İlkin’e arka saha desteği iptal. Santarelli’nin hamlesini nasıl okuyacağız? Gizem sakatlık hissediyor, liberomuz yedekli olsun. Yoksa neden değişti hazırlanan senaryo? Smaçör hattına icabında Derya da katılabilir diye mi? Sanmıyorum. Ama Santarelli bu, belli olmaz...

Milli takım uzun süre sonra İstanbul Avrupa yakasına, Sinan Erdem’e geldi. 15.000 + seyirci, tüm biletler tükenik. Bravo Sinan Erdem...

Türkiye maçları dışında da biraz daha seyirci görebilsek keşke.

Yarın Macaristan’a karşı zorlanmamalıyız. Konsantrasyonu da kaybetmemeliyiz. Doğrusu halen İtalya’yla, Sırbistanla buyrun kapışalım seviyesine yükselmedik. Zaman alıyor. (Lisede arka bahçeye davet diye birşey vardı, ona benzedi.)

Maçın son notu, zayıf hakem performansı. Kararlar devamlı VAR’dan döndü. VAR masası da zayıf performans, çoooook uzun sürüyor bir pozisyonu bulup göstermeleri. Bu gece biraz ekran başına geçip antrenman yapsa onlar da.

Elde var iki. Yükselerek devam diyoruz. Düz değil, yükselerek.

Üçpas Yorum maçın oyuncusu: Zehra Güneş

Kolay gelsin milli takımlarımıza.

İstatistik: CEV
Fotoğraflar: TVF

Want your business to be the top-listed Gym/sports Facility in Istanbul?

Click here to claim your Sponsored Listing.

Location

Category

Website

Address


Beşiktaş
Istanbul
34349